Neşeyle Çağlayan Bir Akarsudur Çocuk

Çocuk tamamen kendi doğallığını yansıtırken, sesiyle şifalanan, haliyle
aydınlanan, gülüşüyle yıkanan çoktur. Işığı öyle yalındır ki parlaklığına
rağmen göz almaz. Gözlerinden ve yüzünden doğal bir ışık yayılır.
Girdiği ortam aydınlanır. Nedenini bilemeseler de bakışları döner ve
kendilerini bir çocuğun çekim alanında mutlu hissederler. Çocuk için
değişen bir şey yoktur. O çevresinde olup bitenlerden etkilenmeden 
ışığını deniz feneri misali yansıtır.
Bir yaprak solduğunda kurudur, serttir, katıdır. Eğip bükemezsin. Eğip
bükmeye kalkarsan elinde dağılıverir. Taze bir yaprak ise yumuşacıktır,
esnektir, canlıdır. Esneklikte canlılık vardır. Çocuğun büyürken esnek ol.
Kendi içinde esnek olduğunda değişimle beraber akarsın. Bunu
yapmanın kolay bir yolu var. Nefes al. Bilinçli alınan her nefes
dönüşümün anahtarıdır. Çocuğun büyürken onun da esnekliğini
korumasını sağlayan spor aktiviteleri yapmasını destekle. Göreceksin
bedenini esnetmek bir alışkanlığa dönüştüğünde kendi içinde de kolayca
esneyebileceksin. Fikirlerinin genişlediğini, verdiğin tepkilerin ölçüsünde
olumlu yönde esneklik olduğunu gözlemleyeceksin. Sen bu yaşında
esnemeye çalışıyorsun. ‘‘Ağaç yaşken eğilir.’’  Çocukluktan itibaren bakış
açısını, hoş görüsünü, bedenini, zihnini esnetebilmek onun için ne büyük
bir farkındalığa kapı açar.

Çocukların gözlerinde her duyguları okunur. Korktuğu an korkusunu,
sevdiği an sevgisini, kızgınlığını, göstermek istemediği küçük kardeş
kıskançlığı, utangaçlığı her hali bir bakışında görünür. Ne istediğini bilir.
Nettir, kararlıdır, tutarlıdır, ısrarcıdır arzularında… Elbette birey olmasına
izin verirseniz… Bırakın çocuklarınız birey olsun. Aynı çiçeği bahçeye
ektiğinizde güzel kokular yayılırken, saksıda iken güzel kokusunu
yayamıyor. Doğa daha nasıl anlatsın? Oldurmaya çalışmayın kendi inanç
kalıplarınızla…Onlar yeniliği, canlılığı, farkındalığı getiriyorlar.
Kanatlarından aşağıya çekmeyi bırakın. Bir yaşındayken de elli
yaşındayken de onların kararlarına, var oluşlarına, kendine özgülüklerine
saygı duyun.

Öz sadedir ve hiç bir şey özünden kopamaz. Ebeveyn rolünü yerine
getirirken tutunmalarını bırakmaya ne dersin? Bir başka deyişle
korkularına veda etme fırsatın var. Birey olmasına izin verdiğinde
özünden ayrılmayacaktır. O yine senin evladın iken, kendi özünün
bestesini yapabilecektir. Sadelikte netlik vardır. Sen net ol, yalın ol…
Sadelik ve basitlik iyiliği davet eder. Sen iyilik de ol ve çocuklarına
cömertliği öğret. Kendilerine karşı cömert olmayı öğret. Karşısındaki
herkesin bütünden bir parça olduğunu öğret. İmkanlarınız ölçüsünde
elinde olandan ihtiyacı olana ikram edecek kadar cömert olmayı öğret.

Cömertlik, beğenmediğinden değil; sevdiğinden verebilmektir. Örneğin
en sevdiğin çikolatadan canını acıtacak kadar verebilmeyi öğret aynı
zamanda buna zorlama. Her şey kendi vakti zamanında olur. Bugün
ektiğin tohumlar elbet tohum verecektir.

Ebeveyn olarak sen yol gösteren ol, yolu kendi ritmiyle yürüyen o olsun.
Evrende herkese yetecek kadar var. Bolluk yasasını öğret. Bunları
anlatarak öğretemezsiniz, rol model alarak öğreneceklerdir. Farkındalık
yolunda hoşgörüyü öğret. Ne olmaktaysa bütünün ve sizin en yüksek
hayrınıza olduğunu öğret. Öğret diyorsam, hatırlat… O zaten bilerek
geliyor. Bildiğine güvenerek yol al. Hatırlayan olursan hatırlatan olursun.
Sevgiyle olsun yolculuğunuz. İçinizdeki ayna sevgiyle parlasın…

645 Comments

Leave a comment