Renklerin İçinden Çiçeklerin Özüne

Aşağıdaki meditasyon özel çalışmalarımda uyguladığım, kendi yazdığım bir
meditasyondur. Bu meditasyondan daha etkin bir verim almak için
bulunduğunuz ortamda gül yağı kullanabilirsiniz. Buradan yayılan kokuyu
duyamıyorsunuz ama benim ve sizin aranızdaki koku sınırını kaldırmak
isterseniz; siz de bulunduğunuz ortamda gül yağı veya sevdiğiniz bir kokuyu
kullanabilirsiniz. Böylece birlik alanımızda aynı kokuyu alıyor olmak başka bir
keyif olacaktır.

Derin nefesler alıyor ve gözlerini yavaşça kapatıyorsun. Şimdi sana daha önce
yüklenen kalıplardan arınmak için bir yola çıktığını hayal et. Renklerin içinde
renkler, alemler içinde alemlere doğru bir yolculuk içindesin. Bütün
yüklerinden kurtulduğunda tüm var oluşunu şefkat ve sevgi ile doldurduğun
bir yere doğru yolculuktasın. İçinde yeniye yer açıyorsun.

İnce beyaz bir ışık hayal et. Bu ışık naifçe bedeninin etrafını sarıyor ve
nazikçe yerden havalanıyorsun. Gri bir ışık bulutundan geçiyorsun. Seni
tutan, sınırlayan, vicdanının sesini duymana engel olan tüm inançlarını,
düşüncelerini bu gri alana bırakıyorsun. İzin ver zihnin yıkansın, arınsın.
Gri bulutların arasından sarı güneş ışığı yükseliyor. Öz benliğini fark
ediyorsun. Güvendesin. Dişi ve eril yanının bütünüyle farkındasın. Sen tam
olarak bu farkındalıkta iken güneşin altında dizilmiş kapıları görüyorsun. O
kapıların ardında kapalı olan renk tayfları var. Şimdi önünde durduğun kapıyı
aç ve renkleri serbest bırak. Geri dönerken daha sonra bu yolculuğa çıktığın
ana kadar kapıları tekrar kapatırsın.
Önündeki kapıyı açtığında parlak kırmızı ışığa güneşin altında serilmesi için
ver. Her şey sevgiye dönüşsün. Zihnin parıl parıl parlayan berrak bir su gibi
sakin. Sen evrenin yaşamdaki bir parçasısın ve rahatlıyor, gevşiyorsun.
Tüm bu olumlu duygular sen döndükten sonra da devam edecek. Diğer
kapıya yöneliyorsun ve açıyorsun. Bembeyaz bir ışık huzmesi süzülüyor.
Güneşin altında beyaz ışığın dans etmesine izin veriyorsun. Atalarından ve
geçmişten getirdiğin tüm karmik bağlar temizleniyor.
Serbest bırakmakta zorlandığını düşündüğün her şey güneşin ışığıyla
yıkanıyor. Kolaylıkla özgürleşiyorsun ve beyaz ışık seni çok özel bir kapıya
götürüyor. Bu kapının rengi yeşil. Kapıyı açtığında içeriden yeşil
ışık yayılıyor, yükseliyor.
Her yer yeşil. Bu zamana kadar gördüğün her yeşilden daha parlak, daha
huzurlu. Şimdi buradasın. Dönüşüm ve yenilenme alanındasın. Yeşil rengin
derinliklerine doğru yol aldıkça çiçeklerin kokularını fark ediyorsun. Seni
kendine çeken hafif kokular.
Yeşil ışık güneşin altında tüm tonlarıyla uzanırken sen bu kapının ardındaki
yeşil bahçeye giriyorsun. Birlik alanındasın. Şefkat ve sevginin kuşattığı
birliğin bahçesinde… En yüksek potansiyeli, neşeyi, sevgiyi, barış enerjilerini
içine alıyorsun.
Olduğun saf hal… Kapının dışında seni aşağıya çekmek isteyen sesler olsa da
sen buradan döndükten sonra da sevginin en yüksek hali seninle olmaya
devam edecek. İçsel rehberliğini almakta ve yaşam amacını fark etmekte
başarılı olacaksın.

Bahçede hava açık, öyle güzel ki, hafif bir esinti sarıyor etrafını… Gül kokuları
geliyor. Koku yayıldıkça için mutlulukla doluyor. Çiçeklere yaklaşıyorsun.
Kokusunu içine çekiyorsun. Burnundan derin nefesler al ve ver.

Nefes alırken vücudun rahatlıyor ve nefes verirken vücudundaki tüm gerilim
kayboluyor. Şimdi geçirgensin. Saydamsın ve her nefesinle çiçekle olan
bağlantın derinleşiyor. Yavaşca gülün kendisi ol. Ne renk olduğunu hissediyor
musun? Sen pembe bir gülsün.
Pembe gül güzelliği temsil eder. Kendi güzelliğinin farkında mısın? Şimdi,
tam şu anda kendi güzelliğini kabul ediyorsun. Sana dair her şey eşsiz… Ne
zaman kendi değerini, güzelliğini hatırlamaya gereksinim duyarsan pembe
gülü düşün ve özünle bütünleş. O sana kendini hatırlamanda yardımcı olacak.
Şimdi rengin hafifçe kırmızıya dönüşüyor. Kırmızı renge dönüşmen ile birlikte
daha önceki aşk ile ilgili anıların dönüşüyor, şifalanıyor. Sen aşkın
kendisisin. Kırmızı gül ile bütünleşme sen buradan döndükten sonra da
seninle olmaya devam edecek. Tam şu anda renginin naifce beyaz renge
dönüşmesine izin ver. Beyaz gül Baş melek Mikail ile ilgili olan çiçeklerden
biridir.
Ne zaman, barış duygularını güçlendirmek istersen, geçmişten gelen bağlarını
şifalandırmak istersen beyaz gül olduğunu hatırlayabilir, Baş melek Mikail’den
yardım isteyebilirsin. Auran parlıyor. Berrak ve üzerine yapıştığını hissettiğin
tüm düşük titreşimli enerjilerden şu andan itibaren sonsuza dek arınıyorsun.
İçinden coşku ve sevinç yükseliyor.
Adeta ışığa dönüşüyor ve sonsuz bir menekşe tarlasının içinden geçerek
tekrar kapıya yöneliyorsun. Kapıdan dışarı çıktığında fark ediyorsun ki o kapı
senin kalbinin kapısı ve içe dönüş ve uyanış alanın.

Şimdi bir başka kapı beliriyor önünde. Bu kapıyı açtığında mavi ışık yayılıyor,
güneşin altına seriliyor. Bir kelebek gibi süzülüyorsun. Derin bir maviliğe
mavinin tonlarına ve oradan gecenin karanlığına süzülüyorsun.
Burada hiçlik var. Bir müddet kal. Burnundan 3 kez derin nefes al ve ver.
Bulunduğun bu alanın enerjisinden al ve sanki elbise gibi üzerine giy. Yavaşça
bulunduğun yere doğru dönüyorsun.

Geri dönerken sırasıyla mavi ışığın, yeşil ışığın, beyaz ışığın renkleriyle
bütünleş. Güneşten yayılan sarı ışığa teşekkür et. Gri bulutun içinde bıraktığın
tüm inanç kalıplarına bakarak bu ben değilim, bu benim yarattığım bir inanç
ve dönüşmesine izin veriyorum de. Kırmızı kapının kapısını kapat ve oradan
getirdiğin gül kokularının şu andan itibaren sonsuza kadar sevgiyle
yayılmasına tanıklık et.

Senden sevgi ve şefkat yayılsın. Seni saran beyaz ışık tam şu anda
bulunduğun yere getirsin. 3 kez burnundan nefes al ve ver. Hazır olduğunda
gözlerini açabilirsin. Eşlik ettiğin için teşekkür ederim. Hoş geldin. Aynı gibi
görünen yaşam senin için artık bir başka boyutun yaşamını ifade ediyor ve
burada sevgi, hoş görü neşe var. Özüne hoş gel…

1075 Comments